-

-

-
-
-
-
Browni Love
Defneyle Yaşamak
Önbakışı kapat
Loading...Kurabiyegiller
Önbakışı kapat
Loading...Hamarat Diva
Önbakışı kapat
Loading...İbeking
Önbakışı kapat
Loading...Hayatımdaki d'ler
Önbakışı kapat
Loading...Peceteden notlar
Önbakışı kapat
Loading...Bir uyuzun sevdikleri
Önbakışı kapat
Loading...Decaflatte
Önbakışı kapat
Loading...Pino'nun yeri
Önbakışı kapat
Loading...Anne Böcük
Önbakışı kapat
Loading...Pommeler
Önbakışı kapat
Loading...Lavanta bahcesi
Önbakışı kapat
Loading...



Monthly Archives: Kasım 2009
Bizim Mutfak/Yüksük Çorba
Dürüst olmak gerekirse çok nadir hazır çorba yapıyorum.
Evlenmeden önce annem yapardı hazır mantar çorbası, babam çok sevdiğinden ama her daim mantar bulunamadığından. Evlenince de devam etti işte o alışkanlık.
Ha bir de çalıştığım dönemde soğuk algınlığı zamanı kupa çorbaları.
Bunu nereden keşfettim peki? Para verip almadım ne yalan söyleyeyim, dergilerden biri vermiş zamanında atmamışım öyle duruyormuş kenarda.
Geçen gün evde yemek az, benim halim yok ek bişiler yapmaya.
Tataam bakışıyoruz bu paketle, amaan diyorum beğenmezsek içmeyiz.
Ama o kadar lezzetli bir şey ki bu, tarif etmem mümkün değil.
Zaten çorbadan ziyade yemek gibi. İçinde köftesi, nohutu, makarnası yok yok anlayacağınız.
Bir de güzel baharatlar var içinde.
Gerçi damak zevkleri birbirini tutmaz ama deneyin derim ben, inanın çok lezzetli.
Accessorize!
Accessorize her sene benim aklımı başımdan alıyor, istisnasız her sene.
Gerçi internet sitesinde ki herşeyi bulmak pek mümkün olmuyor burada ama bu da benim hayrıma tabii.
Bu sene bunları çok beğendim, daha da beğendiklerim var ama bunlar top11.
Yeni yıl yaklaşırken hediye alışverişine çıkacaklar için en doğru adreslerden biri burası.
Sevgiliniz, eşiniz (niye sevgili sınıfına koymadıysam), kızınız ya da takı-aksesuar seven bir anneniz varsa alacak bişi mutlaka bulursunuz.
Bana hediye alacaklar da sıkıntıya girmesinler, direk bunların içinden birini seçebilirler ;)
Tıkırtıkırtıkırtıkır
Yarın temizlik var diye tüm gün stres olmuşum, işten güçten yapamam diye yemeklerimi yapmışım, bir sıkıntı, bir bıkkınlık çökmüş üzerime ama son dakika golü, yarın temizlik işi yatar! (bu cümlede bi abukluk var sanki!?)
Cahide sultan hafif grip gibiymiş, biliyor griplilerden hiç hazetmem hele şu d0muz cinsinden iptal edildi bizim randevu. Bu ne demek? Ya pislik içinde yaşamaya devam edicez, ya evi ben temizliycem demek.
Bakmayın böyle dediğime, evimi temizlemiyor değilim.
Ama koltuk çek, cam sil kısımlarına da pek dokanmıyorum ne yalan söyliyim. Kötü birimiyim ki?
Her neyse işte yarın bana çamaşır suyu kokulu, bol bezli, bol hijyenli saatler gözüktü.
Acaba hiç kurcalamasam da cuma ya mı bıraksam hem ütü falan da yapılmadı daha.
Böyle de bir durumum var, temiz evde ütü yapmaya gıcık oluyorum ben.
2 saat sonra cillop gibi evde terkedilmiş kasaba görüntüsü gibi toz topakları uçuşmaya başlıyor, tabii deli gibi ben de onların peşlerinden.
Her seferinde de aynı muhabbet hiç şaşmaz, “şöyle süpürgeliklerde vakumlar olsa arada bir şöyle hüüüp çekseler tozu, saçı, kırıntıları”.
Gerçi gördüm sanki bunu bir yerde ama tam emin de değilim.
Bazen çok uzun süre hayal ettiğim bir şeyi gerçekmiş gibi de sanabiliyorum ben.
Tehlikeli bir durum, biliyorum!
Ama gördüm sanki, görmemişsem de çok ayıp, bunu birinin icat etmesi lazım.
Çok saçma sapan bir yazı olmaya başladı bu farkındayım ama uykum yok, canım kitap okumak istemiyor ve şu anda tuşlardan çıkan ses çok hoşuma gitmekte ;)
Yapılması gereken dünya kadar işim de var.
Bilgisayarımı temizlemem, fotoları cd ye kaydetmem ve bir kaç kişiye süpriz hediye hazırlamalıyım.
Peki neden buradayım? Tuşların sesii, tıkırıtıkrıtııtkrırkıtıkr.
(Hep böyle bi fotoğrafım olsun istemişimdir!)
























