-

-

-
-
-
-
Browni Love
Defneyle Yaşamak
Önbakışı kapat
Loading...Kurabiyegiller
Önbakışı kapat
Loading...Hamarat Diva
Önbakışı kapat
Loading...İbeking
Önbakışı kapat
Loading...Hayatımdaki d'ler
Önbakışı kapat
Loading...Peceteden notlar
Önbakışı kapat
Loading...Bir uyuzun sevdikleri
Önbakışı kapat
Loading...Decaflatte
Önbakışı kapat
Loading...Pino'nun yeri
Önbakışı kapat
Loading...Anne Böcük
Önbakışı kapat
Loading...Pommeler
Önbakışı kapat
Loading...Lavanta bahcesi
Önbakışı kapat
Loading...



Monthly Archives: Kasım 2009
Browni Kurabiye♥
Ben bu kadar çabuk yapılan ve çabuk pişen bir şeyin bu kadar güzel olabileceğini tahmin etmezdim, ama oldu!
Ha bu benim için iyi mi? Haayırrr! Diyet yapmak daha zor böyle tatlar yakaladıkça.
Bu tarifi şuradan keşfettim, asıl kaynak şurası imiş ama ulaşamadım, ama şurada da bir post var buna dair ;)
- Malzemeler
250 gr. tereyağı
2 yumurta
2 türk kahvesi fincanı şeker
4 çorba kaşığı kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Alabildiği kadar un
- Şurup
1,5 su bardağı süt
1 su bardağı şeker
Süt ve şekeri kaynattıktan sonra soğuması için bir kenara bırakın.
Derin bir kasede yumurta, şeker ve küçük parçalara böldüğünüz tereyağını, krema kıvamına gelinceye kadar mikserle çırpın.
Daha sonra kakao, vanilya, kabartma tozu ve unu ekleyip yoğurun.
Unu yavaş yavaş ekleyin ki çok sert olmasın ama ele de yapışmasın.
Kıvamını bulunca şekil verip, yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye dizin.
175 derece ve ısıtılmış fırında 20-25 dakika pişirin.
Fırından çıkardıktan bir 3-4 dakika sonra kurabiyeleri hazırladığınız sütlü şekerli şuruba batırın ve tepsiye geri koyun.
Şurubu tam emdikten sonra dağılmamasına dikkat ederek servis tabağına alabilirsiniz.
Kış Alışverişi♥
Daha eksiklerim yok mu var ama bütçeyi de sarsmamak lazım!
İndirimler de yakalarım belki diğerlerini…
Posted in Alışveriş-Moda
Tagged Ayakkabı, Bershka, Elbise, Kışlıklar, Kıyafetler, Oysho, Pull and Bear, Topuklu, Zara
Leave a comment
Ağlamak istiyorum!!!

Can ile aramızda gizli gizli şu sohbet geçer arada (eminim babası da yapıyordur arada bi iki kere şahit olmuşluğum var), beni mi daha çok seviyorsun oğlum, babanı mı?
Yavrum bu soruya maruz kaldığı ilk günden beri hiç şaşmadan ikizine de(yanlış yazmadım böyle söylüyor), yada babayı-anneyi, eğer ters söylemişseniz o sırayı tersiyle söyler.
Bu bile bir yarıştı zamanında aramızda ama sonra çözdük ki önce hangi tercihi sunarsak (baba-anne/anne-baba) en son söylediğimizi otomatikman ilk söylüyor!
Ama şeytan beni dürttü dün gece, yatakta uyku öncesi son sevişmelerimizi, sırnaşmalarımızı yaşıyoruz…
İlk o bilindik soruyu sordum, tabii yine aynı cevap!
Peki dedim bi icat bulmuş edasıyla, en çok kiminle oyun oynamayı seviyosun?
Mmmm dedi kafası karıştı resmen, yeni bi soru bu.
Ne desem ki!? der gibi bakıyor, o da farkında iki ucu boklu değnek, var bunda bi bit yeniği.
Ama ben en şirin, en destekler, söyle yavruşum korkma edamla bakıyorum arada tekrarlıyorum şarkı söyler gibi sorumu.
Ne dese beğenirsin onca psikolojik baskıdan sonra. Babamla!
Hııım peki, tamam. Olabilir bu, erkek çocuu ne de olsa, devam edelim.
Peki kiminle dışarı çıkmayı seviyorsun?
Babamla! Hemde bu sefer hiç düşünmeden.
Arada halime acıyıp yan çizmesin, gerçeklerden sapmasın diye başka sorular soruyorum.
En çok hangi rengi seviyorsun? Beyaz-siyah. Neden? Çünkü senin, benim gözlerimiz öyle.
Kıyamammm, güzel cevap!
Pekiii kiminle parka gitmeyi seviyorsun?
Babamla! Aaaa çüş ama artık diyesim geliyor, demiyorum.
Çünkü parkta zırt pırt, her fırsatta sırtına terlemişmisin bakiiim diye el daldıran, yanında muz ve çorba taşıyan ve bittabi bunlarla peşinde koşturan beni seçmemesi çok mantıklı!
Pekii bi morale ihtiyacım olduğundan cevabını bile bile başka bir soru soruyorum.
En çok kiminle yemek yapmayı seviyorsun annecim?
Annemle! Heyyo, süper!?!
Bu arada en sevdiğin yemeğin kızarmış patates ve pane tavuk, en sevdiğin tatlının puding, parkta yapmayı en çok sevdiğin şeyin kumla oynamak olduğunu da öğreniyoruz.
Seni sanki bu gece daha çok tanıyoruz, daha bi adam görüyoruz.
Bi de ben kendi adıma biraz sindim sanki.
Yarın bütün gün seninle oynayıp aklını çelmeye çalışıcam, gece de çaktırmadan bu soruyu gene sorucam.
Eğer yine kaybedersem alıp başımı gidicem valla. Böhüüü :(
Yılbaşı Süsleri (V.1)
Martha’nın yapılası önerilerinden biri daha. Ben pek sevdim.
Hatta can’ın boyanmış looney tunes makarnalarını da asarız üzerlerine. Bayılır, bayılır ;)
-Martha-
Ah bünye, Vah bünye!
Gece yarısı oğlu uyuduktan sonra mutfağı toplamayı unuttuğunu farkeden bünye, sıcacık yatağından kalkar ve mutfağa gider. Mutfağı ve diğer dağınıklıkları topladıktan sonra tam yatağına geri gidecekken, gözü bu muhteşem şeye takılır.
Sanırım bu kocasının ona kurduğu hain bir tuzaktır. Dün getirdiği akide şekerlerine, bugün tiramisulu minik toplar eklenmiştir.
Uzun süre bu güzellik karşısında direnmeye çalışan bünye, sonunda yenik düşer ve kaseyi yanına alarak bilgisayarının başına oturur.
Zaten internette kendini kaybeden bünye, kasenin yarısına geldiğini ve saatin 1:47 olduğunu farkedince kafasını nerelere vuracağını bilemez.
Kaldı ki rejim yapıyorum diye tüm gün neredeyse bir şey yemeyen bünyenin bunu yapması çoook çok ayıptır, yazıktır, günahtır. Böhüüüü :(
















