Vazgeçme!!!

Dışarı çıkmak istiyordu kız deli gibi, saat gece yarısını çoktan geçmişti ama o İstanbulun tüm sokaklarını yürüyebilecek kadar heveslenmişti. O kadar çok şey yapmak istiyordu ki, muhtemelen tüm bunlar bi sonraki geceye kadar da bitmezdi. Boğazda yürüyüş yapmak, eski bi kahvede oturup demli bi çay içmek, beyoğluna çıkıp asmalı da arkadaşlarla arsızca eğlenmek, tüm dostlar bi mekanda şarkılar söyleyip çoşmak istiyordu.
Neden yapamasındı ki zaten?
İstanbulun göbeğindeyken, cebinde parası varken, onu seven arkadaşlara sahipken…
Bi telefon yeterdi birilerini kandırmaya, hadi dese koşa koşa gelirdi hepsi.
Yazı tura atıp başlarlardı bi yerden ya da önce kafaları çekip sonra boğazda kendilerine gelirler, en son da birinin evine gider sabahı ederlerdi…
Hem ne güzel olurdu çocukken de pek severdi pijama partilerini. Aynı odada en iyi arkadaşlarıyla sabaha kadar konuşmak ne güzeldi. Gece yarısı kalkıp gizli gizli makarna, pasta yaparlardı, karınları aç olduğundan da değil sırf eğlencesine.
Hep gülerlerdi ne garip, hep gülümserlerdi. Beraberken çok nadir asılırdı suratları.
Şimdilerde daha kalabalık, daha eğlenceli oldular. Kimisi evlendi, kimisi sevgili edindi, kimisinin çocuğu bile oldu.
Programlar eskisi kadar uymasada, beraber olmak için elbet bi yol bulunurdu. Koca, sevgili ikna edilir, çocuklar büyükanneye emanet verilir, herkese uygun bi saat bi yerlere elbet gidilirdi.
Her şeyin bi çözümü vardı da…
Bu tekerlekli sandalyenin bi çözümü yoktu.
Evet dışarı çıkabilirdi…
Bi kafede oturabilirdi…
Sokaklarda her ne kadar yürüyemesede dolaşabilirdi…
Ama o merdivenler, yüksek kaldırımlar, mars yüzeyinden hallice yollar, dar geçişler, masa sandalye karmaşaları, bunun yanında arkadaşlarına vereceği eziyeti düşündüde… Vazgeçti.
Arkasını döndü, kafasına kadar çekti yorganını, uyudu.


Related Posts with Thumbnails
Bu yazı Alışveriş-Stil kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir