Biraz nane mollayız…



Bir haftadır ailecek ara ara hapşırıklı, kimi zaman tıksırıklı, baba tarafından öksürüklü günler yaşıyoruz.
Tam olarak hastayız denemez (aman tahtaya vuralım) ama nane mollayız yani, bi pencere aralığına devrilicez hissiyatı var.
Ben geçen hafta sonu sinemada donma tehlikesi atlattım mesela, “eyvah yatarım ben bi hafta” derken ertesi gün canavar gibiydim. Bi gün sonra yine başladı hapşırık, hafif burun akıntısı… e “2 saat sonra aaa ben iyiyim ya, yok ki bişiyim” modundaydım.
Dün gece sapasağlam yatırdığım çocuum da, saat 4 gibi ateşler içinde uyandı??? oturduk film izledik o saatte, süt içtik, 6 gibi uyuduk. Sonra azar azar döndü normale… Neler oluyor yahu… hiç bi fikrim yok?!
Bi virüs bizimle dalga mı geçiyor, ebelemece mi oynuyor, yoksa biz habire birbirimize mi bulaştırıyoruz mikroplarımızı, nedir yani?

“Paris’e son 30 gün” diye saymaya başladık bu arada… (bak gene karnıma ağrılar girdi)
Pasaportuma zor zar kavuşan ben, o şanssızlığı vizede kırmayı umuyorum. Pazartesi için aldık randevumuzu, umarım bi aksilik çıkmaz. Ufak ufak programı da hazırlamaya başladık ,gerçi şu an bile uygulanabilirliği konusunda ciddi şüphelerim var. 2. gün yıkılmamak için 1 hafta öncesi vitaminlere başlamayı düşünüyoruz mesela, ilk maddemiz bu.
Gezilecek çok müzemiz, gidilecek 3 ülkemiz, katedilecek çoook yolumuz var. Hatta program git gide kabarmakta ve ben gidemeyeceğimiz yerler için şimdiden hayıflanıyorum. Dün Brüksel de ki müze tercihimi çikolata müzesinden yana yaptım mesela, her şeyi atlayabilirim ama çikolatayı asla diyerek. Şaka bir yana ben daha çok arka sokakları, şatoları, köyleri gezmek istiyorum nedense, tabii belli başlı gezilecek yerlerden sonra. Bekle bizi paris!
Bu arada karın ağrılarıma sebep olan şey (1) Uçak korkusu (daha önce hiç binmedim çünkü) (2. ve en önemlisi) Can’ı burada bırakacak olmam… gerçi Can öyle mutlu ki anneanne ve dedesiyle kalacağı için, her dediği yapılıyor malum. “Siz gidin anne, adam-dedem bana bakayy” diyip duruyo biz konuştukça. Yaaa tabii çocuum diyorum ama nasıl kırılıyor kalbim… hem seni bırakıp gideceğime, hem bizim için tepinmediğine…offf içim sıkıldı.

Related Posts with Thumbnails
Bu yazı Alışveriş-Stil kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Biraz nane mollayız… için 8 cevap

  1. sahika der ki:

    can’ın yerine beni alabilirsiniz yanınıza, söz uslu dururum! :) çikolata, şeker isterim ama :)

  2. burcu der ki:

    hangi ulkeleri/sehirleri gezicenizi yazarsan sana 1-2 oneride bulunmak isterim ozlem, 2 yil brukselde yasadik..cok sirin yerler onerebilirim, optuk

  3. gulcan der ki:

    hayır onu alma benı al:)
    hiç üzülme karnında ağrımasın..bızımkıde oyle ben burda kalıcam dıye ağlıyor her seferınde anneanne evınden cıkarken sankı bız ne yapıyoruz evde..
    ucaktada sakız bulundur yanında kulakların basıncdan etkılenebılır..

  4. özlem der ki:

    @sahika; gel kıs nolcak, biz can’ı zorlanır yanımızda harap olur diye almıyoruz. gezebilecek olanlar turumuza katılabilir ;)

  5. özlem der ki:

    @burcu; önce paris’e gidicez, 2 gün oradayız. oradan arabayla brüksel’e geçicez, 1 gün oraları gezeriz diyoruz. hal kalırsa bi gün de amsterdam a gitsek mi acaba diye düşünüyoruz. bakalım nasıl olcak :) tavsiye edebileceğin yerler varsa çook sevinirim zira resmi gezi sitelerinden çok blogları okumaya çalışıyorum. onlar daha sahici, iyisi kötüsüyle yazıyolar çünkü ;)

  6. özlem der ki:

    @gulcan; sakız, sakinleştirici, psp, kitap, dergi :P sakinleştiriciden korkuyorum gerçi, beni tüm gün sersem gibi yapmasın :)

  7. haydins der ki:

    Geçmiş olsuuunn..
    Ne güzel işte çocuk size problem çıkarmıyor, keyfini çıkar tatilin :)Uçak içinde hiiç korkma , bol bol ikram olacak onun da keyfini çıkar :)

    • özlem der ki:

      @serpil; teşekkür ederiiz :) off ikram mikram istemez sağ salim getirsin götürsün bizi yeter :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir