Paris’te ilk akşam ~ Champs Elysees




































Paris’e geldiğimizde ilk farkettiğimiz bir kaç şey ile başlayayım…
Trafikte hiç (ama hiç) korna sesi duymadık.
Parmakla sayılacak kadar az jeep gördük, gördülerimizde hep tini miniydi.
Radyo kanallarında hiç ingilizce şarkıya denk gelmedik.
Yolcu beklerken kitap okuyan, bulmaca çözen taksi şöförlerine hayran kaldık.
Mini Cooper kullanıcısı bi hayli fazlaydı.
Kocamaaan caddeleri içimizi acıttı.
Daha yaya geçidine basmadan duran tüm trafik karşısında gözyaşlarımız sel oldu.
Onca sokak cadde gezdik bir tane eğreti apartmana rastlamadık, binaların hepsi muazzamdı.
Sultanahmet camiinde ki sıvı sabunlukların aksine burada herşey gerçekten “tarihiydi”.
Sokakta ki hiçbir insan birbirinin aynısı değildi (bizim caddedekilerin aksine)
Fransız kadınlarının hakikaten şahane bir stil anlayışları var. (erkeklerin hakkınıda vermek gerek)
Otobüs, metro, araba, cadde, market alışverişi farketmiyor, insanlar hep çok şık ve temiz.
Ve çok saygılılar.
Bir cafede oturduğunuzda yanınızdakinin sesini duymuyorsunuz.
Yol sormak için durduğunuzda arkadan korna çalmıyorlar. (yeşil ışık tekrar kırmızı olsa bile ses çıkartmıyorlar)
Ama dalıp yaya geçidine dikkat etmediğinizde olay çıkıyor, benden söylemesi. (haklılar tabii)
Rahat rahat bisikletleriyle, vespalarıyla dolaşabiliyorlar ama onları araç gibi sağa sola kırmadan kullanıyorlar.
Kiralık olanlar da bolca mevcut.
Son derece yardım severler. Hiç öyle burnu büyük, sevimsiz, ukala değiller.
Bizim karşılaştıklarımızın hepsi birbirinden şekerdi. (h&m müdürü kılkuyruk hariç “bilahare anlatacağım”)
Otobüs duraklarında bir sonra ki otobüsün gelmesine ne kadar zaman kaldığı gibi şahane bi icat var.
Amma övdüm değil mi? Ama övülmeyecek gibi değil hakikaten…
Ülkemi çok seven bir insan olarak içim sızladı resmen.
Fotoğraflara bakmak acı vermeye başladı yalnız, keşke oradayken yazsaymışım bu postları :/

Paris’e ayak basar basmaz bir italyan restaurant ında yemek yemeyi de ancak biz yapabilirdik.
Sonrasında da hiç kısmet olmadı şık bir akşam yemeği yemek. Ama üzülüyormuyum, hayıır!
Çünkü Notre Dame manzarasına karşı, nehir kenarına çöküp atıştırmak da çok çok güzeldi.
Akşamları aynı bizim kalamış sahil gibi tıklım tıklım oluyor. Grup grup gençler, önlerinde biralar.
Hava çok geç karardığı için 10 akşam, 2-3 gece gibi sanki.
Gerçi 1 gibi bizim pilimiz tükendiği için uyuduk ama sokaktan gelen gürültüler hala yaşandığının kanıtıydı.
Otelimiz eiffel e yürüme mesafesinde olmasına rağmen, bir daha ki sefere daha ortalarda bir yer seçmeli.
Diğerlerine ulaşmak birazcık yorucu oldu, arabamız olmasına rağmen.
Arabamız olması çok büyük bir fayda sağlarken, park yeri sıkıntısı yüzünden sorundu da aynı zamanda.
Gerçi bir bilet alıp içine 10 euro gibi bir para yükleyip her parkomatra kk gibi kullanıyorsunuz ama yer bul, saati geçirme falan bir stres tabii.
En güzeli scooter olsa gerek, artık bir dahakine…
Aaa bu arada kare ağaçları farkettiniz mi?
Sürekli düzeltiliyormuş, cadde başından baktığınız da diğer taraf rahatlıkla gözükebilsin, manzara kesilmesin diye. Bana böyle söylediler en azından (:

Related Posts with Thumbnails
Bu yazı Gez - Toz kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Paris’te ilk akşam ~ Champs Elysees için 15 cevap

  1. Merve der ki:

    Fouquet’s çok meşurdur Champs-Elysees’de :)

    • özlem der ki:

      @merve; mervecim çok tavsiye yer vardı. hatta gitmeden cenk’e (cafe fernando) özellikle sordum, notlar aldım. ama öğlen yediklerimiz arada atıştırdıklarımız öyle tuttuki adam akıllı bir akşam yemeği yiyemedik. artık bi dahaki ne ;)

  2. uyuzcadı der ki:

    özlemcim öncelikle hoş geldin… tatilin çok güzel geçmiş belli ki.. darısı hepimizin başına :)
    fotoğrafların da içimi açtı, keşke orada olsaydım :(

    • özlem der ki:

      @lale; cadıım hoşbuldum. inşallah cadım siz de gidersiniz ki. biz de gidelim tekrar. paris i kardeş şehir ilan ediyorum :)

  3. hersheyler der ki:

    ya özlem ama bu yapılmaz şimdi evde ben paris’i özledim snif snif diye gezinen bir canavar var sayende :)
    paris aşık olunucak bir şehir, fransızlar aşırı kibar bir ortama girerken merhaba ya da günaydın vs. demek adamlarda aşırı önemli ilk gittiğimde yuh demiştim bizde selam versen sapık mısın lan ne bana selam veriyosun derler
    aşırı ötesi milliyetciler biz hep metro ile dolaştık uzun mesafelerde ve 2.seferde metroda esasında çok sık olan greve rastladık treni bekliyoruz gelmiyo gittim birine ingilizce hayrola birader tren niye gelmiyo dedim aldığım cevap fransızcaydı ^_^ ve adam beni anlamıştı ve güzel güzel destan anlattı :)
    bu arada parisde binalar düzgün diyorsun ya adamların bütün binaları nerdeyse esasında yeni ama inşaatı yaparken cepheyi yıkmayıp cephenin içine sıfır bina yapıyorlar bina silüetleri çok önemli benim gözümle görüp hayran olduğum birşey
    bu arada bir de benim çok dikkatimi çeken bişi bi kere turist olduğun ilk bakışta çakılıyo ve fransız erkekler yoldan geçerken laf atmıyor iltifat ediyor ben şok geçirmiştim tek ingilizce duyduğum zamandı diyebilirim
    resimlerin süper (her zamanki gibi) paris havasını teee burdan hissettim

    • özlem der ki:

      @inci; bi canavarda burda var, yalnız değilsin. ben de feci özledim şimdiden.
      evet yaa merhabalaşmayı nasıl unuturum. ışıklarda bekliyoruz yanda ki arabaya bi bakış atarsın ya hani, adam hemen bonjour diyo, şahane :)
      bize ingilizce konuşmayan denk gelmedi ama arkadaşlarımız fransızca bildiğinden çokta ihtiyacımız olmadı tabii.
      ahh o binalar hayallerimi süslüyorlar. hele montmartre a çıkarken öyle güzel mahalleler vardı ki.
      teşekkür ederiim, o sizin güzelliğiniz efenim ;)

  4. S€SS!zZzC€ der ki:

    Tek kelimeyle muhteşem… Umarım birgün bizlerde gider görürüzz o gzlim yerleri…Fotolara bakmaya doyamadım tekrar tekrar baktım hep.

  5. Aslı der ki:

    Hoşgeldin! Bu yazıyla birlikte buralarda ne kadar uzun zamandır tıkılı kaldığımı ve farkında olmadan ne çok bunaldığımı fark ettim…

    • özlem der ki:

      @aslı; hoşbulduum. ama demeyin böyle üzülüyorum. ben balayına bile gidememiştim, bunu balayı farzedin.

  6. ceyda der ki:

    bu yazıdan sorna I llove paris demek istiyorum :)

  7. Paris yazan magnetlere bayıldım, bir de otobüs durağı icadına :) Resimler ve yazı için teşekkür ediyorum ve ziyarete bekliyorum elbette. :)

  8. tugba tekeli der ki:

    Ahh özlemcim ahhh. Valla fotolara bakarken öyle çok şeyi bir arada yaşıyorum ki. Nasıl da güzel bir yer orası öyle. Orada yaşamalıyım diyorum. En kısa zamanda gitmek istiyorum fırsat yaratabilirsek işler o kadar yoğun ki sadece bir gün tatilde bir şey yapamıyor ki insan. Yine süper kareler yakalamşsın..Zaten vespalar, miniler, magnetler, sokaklar, heykeller insanı bitiriyor. Ahh o kartpostallar da yok mu sanırım hepsini almak isterdim görünce ve tabi param yetmezdi almaya herhalde dudaklarımı büzüp üzülüp ordan arkama baka baka ayrılırdım. Olsun ama gidiym de böyle olsun dimi ama:):)teşekkürler yeniden fotolar için. Şimdi izninle diğer fotolarına bakıp yazılarını okumam lazım:) Sevgiler

    • özlem der ki:

      @tugba; ahh tugba benim de cüzdanım sonlara doğru baya bi açık verdi. bi dahakine daha düzenli akıllı harcayacağım :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir