Montmartre

Postu okurken şu parçayıda yeni bir pencerede açıp, dinleyin olmaz mı (:


























İşte Paris’te aşık olduğum yer…
Evet nehir kenarında olan evlerde fena değildi… bir İstanbullu olarak bir su birikintisi görmek çok hoşuma gitti, tamam.
Ama Montmartre tek kelimeyle şahaneydi.
Büyük bir azimle tırmandık arabamızı süslü garaja bıraktıktan sonra ve tabii ki sokağa bornozla çıkmış abiyle yanyana sandviçimizi yaptırdıktan sonra.
Paris’te her yer düz, evlerin bu kadar düzenli ve intizamlı olması bu sebepten olsa gerek. (Gerçi memleketimde düz yerlerde bu intizam var mı tartışılır) Ama burası bildiğin tepe, beşiktaşta oturan bir insan olarak yokuş çıkmayı pek özlemişim.
Her adımda bir fotoğraf karesi kadar güzel evler, çiçekler, bahçeler, kapılar gördük.
Tam tepenin bir kısmını aştık ki, bizi müzik karşıladı.
Çaldıkları enstrümanlarının yanısıra, ağızlarıyla yüksek sesle ritm tutan grup pek eğlenceliydi.
Ama biz çook aç olduğumuzdan azıcık eşlik edip yolumuza devam etmeyi tercih ettik.
Biraz dolaştıktan sonra merdivenlere çöküp yemeğimizi yedik ve sonra Sacre Cour’a doğru yürümeye devam ettik.
Burası bence Notre Dame den daha güzel, daha şahane. Hem kilise olarak, hem çevre…
İçeriyi ve etrafı gezdikten sonra bile gitmek gelmedi içimizden bir süre merdivenlerde oturduk, kaldık.
Derin bir ahh çekiyorum içimden şu an…
İnsan anın tadını niye tam olarak çıkaramaz, bu zamanlar geçici niye idrak edemez.

Paris notları sanırım bir sonra ki postta biter…
Geriye ne kalmış hımmm, Notre Dame… Nehir gezisi… bizim Amelie… Disneyland falan filan…

Sacre Cour’un yanında ki bir… ne desem ki kukla müzisyeni altta ki.
Biz ilk gördüğümüzde çok hoş, çok orjinal gelmişti.

Related Posts with Thumbnails
Bu yazı Gez - Toz kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Montmartre için 7 cevap

  1. hersheyler der ki:

    özleem sacre cour’de merdivenlerde oturunca poponu sürttün di mi?!?!?! ben sana giderken demeyi unuttum galiba bilmedende belki kalkarken sürtmüşsündür hihi :)
    paris’e her gidişte bir daha dönmek için merdivenlere oturulup bir güzel sürtülür :) babam valla bu yöntemi her gidişinde yaptı o 8 defa ben 2 defa gittim daha ona yetişmem için çoook yolum var ne şanslı biri ki her gidişi 1~1+ aydı hala hadi gidelim desen gidi 2de çok pis tıkandım öfs kaç sene oldu görmeyeli ya

    • özlem der ki:

      @inci; e bu şimdi mi söylenir! gerçi oturup kalkarken sürtünmüşümdür ama bilerek yapmadım ki. sayılır mı o, sayılırmı ki :)
      ben de baban gibi paris gediklisi olmak istiyoruuuum :)

  2. mrver der ki:

    :) susam sokağındakilerde değil mi o :) gerçekten güzel şarkı imiş :) parisi gezerken bide çikolata yerken güzel gider :)

  3. Gaye der ki:

    Niye bornozla çıkmış o?
    Bende en çok bit pazarını merak ederdim,şimdi anlattıklarını da görmek lazım..

    • özlem der ki:

      @gaye; hiçbir fikrim yok. o tarafa doğru yürürken bi apartmandan çıktı bu abi, üstünde bornoz ayağında terlik… Allah allah dedik ne bu şimdi falan sonra kaybettik gözden, sandviç alırken yanımızda beliriverdi. kendisi gayet normal, etraftakiler gayet normal. garipseyenler sırf bizdik yani :D

  4. nalan der ki:

    o çilek ateş pahası mı, ben mi yanlış gördüm ?

    • özlem der ki:

      @nalan; ahahahha ne biliim, hiç dikkat etmedim. ben açıya bakmışım, fiyata değil :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir