-

-

-
-
-
-
Browni Love
Defneyle Yaşamak
Önbakışı kapat
Loading...Kurabiyegiller
Önbakışı kapat
Loading...Hamarat Diva
Önbakışı kapat
Loading...İbeking
Önbakışı kapat
Loading...Hayatımdaki d'ler
Önbakışı kapat
Loading...Peceteden notlar
Önbakışı kapat
Loading...Bir uyuzun sevdikleri
Önbakışı kapat
Loading...Decaflatte
Önbakışı kapat
Loading...Pino'nun yeri
Önbakışı kapat
Loading...Anne Böcük
Önbakışı kapat
Loading...Pommeler
Önbakışı kapat
Loading...Lavanta bahcesi
Önbakışı kapat
Loading...



Monthly Archives: Temmuz 2010
D&R gezmesi…

Pucca nın kitabını ne zaman bi yerde görsem, birinin elinde, bi kitapçı vitrininde içim bir hoş oluyor.
Arkadaşımmış gibi kabarıyorum, halbuki değil :)

Feribotlarda gide gele okuma aşkım canlandı.


Bir fotoğraf kitabına aşık oldum bugüne bugün.
Her karesine, her detayına…
Hergün açıp bakmalıyım, kenarda yazan küçük notları ezberleyene kadar okumalıyım.
Bu adama her defasında hayran olmalıyım, saygı duymalıyım.
Çok yaşa Ara Güler.
Hafta sonu dediğin hep aynı




İstanbul- Esenköy arası mekik dokumalara devam…
Hafta içi bi gün, hafta sonu full oradayız, oğluşumun yanında.
Arada içim sızlasada ara ara, onu orada mutlu, kendimi burada faydalı görmek herşeye değer.
Dilerim herşey çok sorunsuz, çok güzel gitsin bundan böyle (parmaklarım çapraz, yüzümde koca bi sırıtış)
Bu”gün” – “hafta” – “hafta sonu”

Telefonda aldığımız siparişler doğrultusunda oyuncaklarımızı kaptığımız gibi yollara düşüyoruz artık…

Tek derdimiz oğlumuza kavuşmak…

Bırakın çiçekleri, yerden toplayıp verdiği çöpler bile pek kıymetli…

Sanki 4 senedir dipdibe olan biz değilmişiz gibi… bu ayrılık beraber geçirdiğimiz her anı daha kıymetli hale getidi.


Uzun bir aradan sonra çalışmaya karar vermek…
Hala beraber uyuduğun oğlunu başka bir şehirde olan anneanneye emanet etmek…
Etrafındaki herkesin ablası olacak yaşa gelmek…
Ve bu zaman nasıl geçti hala idrak edememek…
Çoğu şeyi ihmal etmek…
Ama düzene oturuyormuş gibi hissetmek…
Hayal kurmak ama bir yandan da var güçle çaba sarfetmek…
Şans istemek, dua etmek, umut beslemek…
İşte bu hafta ki ana konularımız………
ZıpırNot: 500d mi her an yanımda gezdiremiyorum, dolayısı ile fotoğraf çekemiyorum.
(Mini bi makina alıcam yakında ama ;)
Saat değişimine ayak uyduramayan bünyem yüzünden vakit bulup yazı da yazamıyorum.
Verdiğim bazı sözleri de tutamamış olmanın utancını yaşıyorum.
Ama yavaş yavaş düzene girecek bu tempo, en azından ben öyle umuyorum ;)
-Bebek Ganimetleri-



Bebek şenliğinden aldıklarımı yazmaya fırsatım olmamış.
Bunlar aldıklarımın bir kısmı…
Çok güzel şeyler vardı ama bazıları haddinden fazla pahalıydı, satıcıların kimisi de çok suratsızdı.
Benim favorim kırmızı ipli kolyem. Aldığım andan beri boynumda, deniz hariç hiç çıkartmadım.
Aslı Girgin (AG d’sign) tasarımı olurlar kendileri.
Bulsam çeşit çeşit almak istiyorum çünkü daha nice cici kolyeler vardı standta. (Bknz)
Ama şurası hariç “AXXI“, nerden alabilirim bilemiyorum :/










