Tag Archives: Can

Can paşa okulda…








Hani bazı şeyler vardır düşün düşün bir sonuca varamazsınız, bazısı da küt diye hemen olur ya.
Bu o kütlerden bi tanesi işte.
Can’ın enerjisi anneyi alt edince “ya napsak bi oyun grubuna mı götürsek, okula mı yazdırsak” derken ve internette gezinirken Can resimlerine bayıldığı bu okulu hemen teftiş etmek istedi. Okula son derece ama sonnn derece gıcık olan oğlumun ağzından dökülen bu kelimelerle şoka girmişim, çıktığımda kendimizi okul bahçesinde bulduk.
Bi bakıp çıkıcaz derken akşama kadar kaldık, ertesi gün ve ertesi gün de denedik, beğendik. Bu hafta itibariyle de okullu olduk.
Çok acayip bişi ondan ayrı kalmak…
Ama onu arkadaşlarıyla uyurken, yemek yerken, eğlenirken görmekte çok muhteşem…
Bana eziyet olsun diye yaptığı ne çok şey varmış, okulda herşey süt limanmış (:
Herşey hep yolunda gitsin bundan sonra inşallah… “lütfenlütfenlütfen”

Posted in Bizden | Tagged , , | 1 Comment

Nostalji! namnam…

Sabahtan beri hapşuran, içtiği ilaçtan ötürü yamacıma kıvrılıp uyuya kalan bir yavrunun annesiyken ben, ağzıma attığım şu krakerle taa çocukluğuma döndüm desem…

Posted in Bizden | Tagged , , , , | 10 Comments

Ohhh misss…






Bi kaç gündür hiç evde durasım yok, fırsat buldukça dışarı atıveriyorum kendimi.
Bugün de karşıya annemi almaya gidecektim, öncesinde de şu şirin zatla bir buluşma yapalım dedik.
Hava da bi güzeldi şansımıza, ohh misss.
Yemekler yedik, kahveler içtik, yürüdük, alışveriş yaptık.
Yetmedii avm de aldık soluğu…
İlk defa birisinden önce yorulmanın ve pes etmenin haklı gururunu yaşıyorum.
Ben ve alışveriş bir yerde kopabiliyormuş demek! Bi yaşıma daha girdim ;)

Posted in Bizden | Tagged , , , , , | 2 Comments

Harika pazar…

Ne pazardı ama?
Sabah “acaba dışarıda mı yesek yoksa evde pratik bi kahvaltı edip, hemen yollara mı düşek” kararsızlığından sonra evde hızlıca kahvaltı edip sonrasında bowling’e gitmeye karar verdik.
Oynamayalı ne uzun zaman olmuş, en az 4 sene. Çıkıyorduk belki de yeni evliydik en son gittiğimizde.
Can ufak ufak dış dünyaya açıldığından kendimize yeni uğraşlar buluyoruz havaların ısınmasıyla.
En az onun kadar keyif alıyoruz bunlardan, onunla yeniden tadına varıyoruz bu nimetlerin.
Dışarıda ailecek yemek yemenin, kalabalığın içine girmenin, korkusuz, telaşsız günlerin kıymetini anlıyoruz.
Şansımıza Bowling mekanı sakin. Az evvel bir turnuva bitmiş ama sakinliğin asıl nededi üniversite sınavına denk gelmiş olmamızmış. O kadar yaşlanmışız evet, hiç haberimiz olmadı. Haber de izlemediğimizden…
Arkada ki jetonlu oyuncakları farkedene kadar iyi giden bowling eğlencemiz sonlara doğru “bu oyun çoyk sıkıcııı” sinyalleri versede, 2 oyun bitirmeyi başardık. Son skoru görmesem de sanırım ben kazandım, bu uğurda tırnağımı bile kırdım! yani zaten ben kazanmalıydım (:



Bu şampiyonluğun ardından elbet bi ziyafet çekilmeliydi…
Ve ne zamandır gitmek istediğim ama bi türlü gidemediğim ÇİYA ya doğru yola çıkıldı.
Cenk vasıtası ile zaten tanıyordum orayı, ne yenilir, nesi güzeldir…
Bir tespit ancak bu kadar yerinde olabilirmiş, her şey o kadar lezizdi ki. Yediklerimin hepsinin tadı hala damağımda.
Öyle ki fotoğraf bile çekememişim, çekilenler hep yemek sonrası (:


Orada oturup yemek sonrası keyif çatarken dışarıda duran petshop u farkettik ve kapı önünde duran “nemo”yu.

İçeride daha içe sokulası şeyler keşfetmiş olsakda onlara bakamayacağımızı bildiğimizden şimdilik balıkla yetindik.

Özür dilerim Nemo ile…

Yeni evine hoşgeldin Nemo (:
{uyumak için yatağına giden cancan: ben uyurken ona iyi bak anne, ölmesin sakın.
sorumluluğu bu söz karşısında bin beter artmış, korkusu gözlerinden fışkıran anne: peki oğlum, bakarım /: }

Posted in Bizden | Tagged , , , , , , | 6 Comments

Nereden başlasam….









Aslında önce cumartesi postunu paylaşmalıydım sizinle… Yıllardır görüşmediğim bi arkadaşımla buluşup dedikodu+tiyatro+gece yarısı kahve üçlemesi yaptık. Ama “o” fotoları henüz yollamadığı için önceliği bu post aldı. Fotosuz post yayınlamayı sevmiyorum, evet!

Pazar günü geceden kalma olduğum için daha bıraksalardı uyurdum… ama “hava çok güzeeel, biz sabahın köründen beri dışarıdayız, hatta sandviçlerimizi yaptık, çayımızı da termosa koyduk, attık kendimizi sahile” dedi telefonun ucundaki ses! Hemde ballandıra, ballandıra. 30 dk içine hem çocuk kahvaltısı, çanta hazırlaması, giyinilmesi, kuşanılması nasıl sığdı bilemiyorum, nasıl gaza geldiysek artık. Fazla alışılmasın bi kereye mahsustu muhtemelen bu performans.
1 saat olmadı kendimizi onların yanında bulduk. Önce bi sahil havası alındı, sonra yapılması gereken işlerin altından kalkıldı. Başka zaman olsa cayardık belki saat geç diye ama… bu sefer saat 4 ten sonra kendimizi ömerli yollarına vurduk. Tam yeri kestiremem ama çok uzak sayılmaz, şile yolunda hem paintball, hem de atv hizmeti veren bi piknik alanı bulduk. Bizim gözümüz yemeklerde olduğu için ve bittabii 3 çocukla olduğumuzdan da olabilir, oturup mangal yapmayı tercih ettik.
Geç gittiğimizden etlerin sonuna yetişmenin verdiği gururla, babamdan miras kalan mangalcı başı tacını abime devrederek kah fotoğraf çektik, kah sallandık, kah çocuklarla cebelleştik. Son foto Can’ın “eve dönüyoruz artık” cümlesine verdiği tepki… nasıl beceriyolar bunu bilmiyorum ama o top böceği miydi neydi, onun gibi ele kola gelmiyolar, tutamıyorum, kaldıramıyorum, kendilerini direk yere bırakıyorlar.
Baharın geldiğini resmen ilan ediyorum, piknik sezonu bizim için açılmıştır.
Kenelerin soyuna kıran girsin, bu sene de pörtlemezler umarım!

Related Posts with Thumbnails
Posted in Bizden | Tagged , , , , , | 4 Comments