-

-

-
-
-
-
Browni Love
Defneyle Yaşamak
Önbakışı kapat
Loading...Kurabiyegiller
Önbakışı kapat
Loading...Hamarat Diva
Önbakışı kapat
Loading...İbeking
Önbakışı kapat
Loading...Hayatımdaki d'ler
Önbakışı kapat
Loading...Peceteden notlar
Önbakışı kapat
Loading...Bir uyuzun sevdikleri
Önbakışı kapat
Loading...Decaflatte
Önbakışı kapat
Loading...Pino'nun yeri
Önbakışı kapat
Loading...Anne Böcük
Önbakışı kapat
Loading...Pommeler
Önbakışı kapat
Loading...Lavanta bahcesi
Önbakışı kapat
Loading...



Tag Archives: Can
Tek dişi kalmış Can’avar
Neredeyse 3 senedir kullandığımız antibiyotikler nedeniyle ön dişleri çok zarar gördü can’ın.
Öyle ki ortalarında bir aşınma vardı ve her şeker yediğinde yada sert bişi ödümüz patlıyodu şimdi kırılacak diye.
En sonunda mevsimin son mısırını mideye indirirken, elimizde kaldı bi tanesinin yarısı :)
Neyse ki yutmadı, aldık sakladık.
Dişleri anasına çektiğinden tavşan dişli biraz, sağlam kalan da kırılsa normal bir diş gibi görünebilir aslında.
Baby Gap PJs
Gap in pijamalarına ve şu neşeli donlarına oldum olası hastayım.
Amerikadan her yaz gelen eşimin kuzeni ve teyzesi sağolsun, 5 yaşına kadar stoğumuz var.
Keşke burada ki babygap‘lerde de her aradığımızı bulabilsek, böyle mel mel bakmakla yetinmesek.
İste, iste bi yere kadar dimi ama!!! Gap duydun mu sesimiiii???
Şikayet etmiyorum!!!
Bu akşam cinnetin kıyılarında dolaşıyorum.
Sesim bağırmaktan çatallaştı ve resmen gözlerim seğiriyor stresten.
Asla şikayet ettiğimden değil ama bir çocuk nasıl bu kadar değişir ve bambaşka biri olabilir aniden???
Neden HAYIR’ı cevap olarak kabul etmek istemez?
Neden, “neden? sorusunun cevabını verdiğinizde, nedeeen ama nedeeen diye sormaya devam eder?
Neden her işiniz olduğu vakit paçalarınıza yapışır da, oynamak için yanına oturduğunuzda sizinle oynamak istemez?
Neden yemeğini yemesi hep bu kadar zor olur?
Neden siz bağırdığınızda bunu bir oyun zanneder?
Ve neden sizi hiç ciddiye almaz ve hep kendi dediği olsun ister?
Nedeen, nedeen, nedeen?
Cevabını bulursam valla sormayacağım nedeen ama needeeen diye :/
Söz dinleyen çocukları neyle besliyorlar anacım?
Annesinin gözüne bakıp hıp diye oturan çocuklar biliyorum!
Ben nerede yanlış yaptım ya da yapıyorum, işte onu bilmiyorum!
Biz dün!
Eğer dün evde oturup pinekleseydik kendimi hiç affetmezdim.
O kadar güzel bir hava vardı ki dışarda, tam da benim sevdiğim gibi.
Ne çok soğuk, ne çok sıcak. Bir hırka hayatını kurtarsın, çıkart serinle, giy ısın.
Bu havalarda dağ, bayır, orman dolaşmaktansa yakın bir yere gitmek daha mantıklı.
Malum pastırma sıcakları bunlar havanın ne zaman değişeceği belli olmaz, kaçırmamak lazım güneşi.
Emirgan da hep söylüyorum ya harika bir yer bizim için.
Koşturduk, kumlandık, kaydık, soluklandık, boyandık.
Bir ara yeniköy’e inip, yemek aldık geldik. Oturduk yemeğimizi de yedik.
Bayılıyorum böyle tıka basa hareket dolu günlere, yaşadığımı hissediyorum.
Trafikte zaman öldürmediğim, tv başında agresifleşmediğim, oturduğum yerden oramın buramın ağrımadığı, günün sonunda tatlı bir yorgunlukla koltukta kıvrıldığım günlere.
Oğlum ayrı mutlu, biz ayrı mutlu.
Kıskanıyorum köy, kasaba hayatını böyle durumlarda ama yok hiç benim harcım değil.
Bir müddet sonra o da batar bize.
Arada böyle kaçamaklar kendimize getirsin bizi, kafi.
Hafta sonu
Buraya kadar cumartesi!
Uzun süredir tanışmak istediğim iki harika insanla görüştüm cumartesi. İkisini de FF den tanıdım, sevdim.
Onların sayesinde Fıccın ı keşfettim, harika da bir fıccın yedim. Tamam o kadar büyüktü ki hepsini yiyemedim.
Ama çook güzeldi. (Foto bile çekmemişim düşün, gözüm dönmüş demek ki)
Aslında pek bir meşhurmuş da ben bilmiyormuşum.
Oradan en lezzetli Türk kahvesini içmek için başka bir yere götürdüler beni. MmMm diyebiliyorum sadece.
Adını hatırlayamıyorum ama Takıl diye bir yer vardı yanında. (Asmalımescitin oralarda)
Ben hiç bu tarafını bilmiyordum Taksim’in.
Daha önce Galatasaray lisesinin öteki tarafına inmemiştim hiç.
Meğer ne güzelmiş, ne ışıl ışılmış. Tam bir Taksim cahiliymişim yazıklar olsun bana.
Hele bir Asmalımescit gördüm ki aklım orada kaldı. İlk fırsatta “akşam” gidip tadını çıkaracağım oranın.
Bunlarda Pazar gününden…
Kahvaltıdan hemen sonra kendimizi dışarı attık ve park’ a doğru yola çıktık.
Bebek yine tıklım tıkış bi etkinlik mi ne varmış, amman dedik uzaklaşalım.
Her 2 ayda bir yaptığımız hatayı tekrarlayıp, lanet trafiği unutup sahil yolundan Emirgana gitmeye karar verdik.
Ama değdi, çok güzeldi. Herkes piknik sepetini almış, gelmiş yayılmış masaların üzerine.
Çocuklar babalarıyla top oynuyor. Çok hayıflandık elimiz boş geldiğimize.
Can önce bir kuma buladı kendini, artık kulaklarından kum fışkırınca aldık onu kumsuz bir parka götürdük.
Emirgan’ın en çok bu tarafını seviyorum işte. Her yer park, her yer masa.
Doldu, yer bulamadım derdi yok. Çocuk parkta, oturduğum yerden göremiyorum derdi yok.
Temiz, sakin. Yürümek için harika parkurları var.
Şimdi ki planımız bir piknik sepeti ve can’ın bisikletiyle hafta sonları burayı işgal etmek!!!
Dönüşte de acıktık tebiii bir de ziyafet çektik kendimize ;)

Noldu bitmeyecek mi sandın???
Bitti ama ahahahahaha.





































