-

-

-
-
-
-
Browni Love
Defneyle Yaşamak
Önbakışı kapat
Loading...Kurabiyegiller
Önbakışı kapat
Loading...Hamarat Diva
Önbakışı kapat
Loading...İbeking
Önbakışı kapat
Loading...Hayatımdaki d'ler
Önbakışı kapat
Loading...Peceteden notlar
Önbakışı kapat
Loading...Bir uyuzun sevdikleri
Önbakışı kapat
Loading...Decaflatte
Önbakışı kapat
Loading...Pino'nun yeri
Önbakışı kapat
Loading...Anne Böcük
Önbakışı kapat
Loading...Pommeler
Önbakışı kapat
Loading...Lavanta bahcesi
Önbakışı kapat
Loading...



Tag Archives: diyet
Bu ara derdim bu!

Mart’ın başından beri her sabah “bugün kesin diyetteyim” diye kalkıyorum. Aslında Ocaktan beri böyleyimde işte, neyse… Bugün ayın 5′i ama ben hergün bi öncekinden daha fazla yiyorum! Sanki midem delindi, boğazım yediklerimi başka bi yere yönlendiriyo, yiyorum+yiyorum doymuyorum. Kendimi bildim bileli her senenin ilk maddesi bu kilolar. Bazı seneler tam ulaşıyorum diyorum son noktaya, göz göre göre uzaklaşıyorum işte böyle. Son bi 5-6 kilom kaldı verecek, yok veremiyorum, bi de üzerine alıyorum. Çatlıycam orta yerimden. Mideme kelepçe değil de ağzıma hannibal gibi ağızlık takıcam valla.
Ben de bıktım bu diyet-kilo mevzuundan, siz de bıktıysanız okumayın, napiim.
Bu ara derdim bu!
Bi de bunun üzerine aylar önce ilk görüşte vurulduğum kurabiyeleri yapmak geldi aklıma. Maksat Can sevinsin, ben de bi iki tane dışında yemiycektim söz verdim. Nolduuu? Olan oldu işte. Gittikçe büyüyen bi göt-göbek sahibiyim yine.
Kimin söylediğini bilmiyorum ama çok “muhterem” bi insan şöyle demiş…
İstediğini yemek mi yoksa istediğini giymek mi istersin?
Yani ikisi bi arada olmuyo işte… Çikolataya elveda, skinnylere merhaba mı şimdi olay?
Ben bu yaz istediğim siyah bikinime girmek istiyorum, evet!
Bunun için çikolatalardan vazgeçebilir miyim? Evet!
Çekeceğim deli güzel Paris fotolarının içinde çok güzel görünmek istiyor muyum, evet!
Ve bunun için pizzadan vazgeçebilir miyim? Kesinlikle, evet!
Bak sevgili ben, sevgili bünyem, midem… Lütfen kendine biraz mukayyet ol, az biraz adam ol, söz dinle ya…
Söz arada ödüllendiricem, hoş tutucam seni de.
Ama şu nisan sonuna kadar bi söz dinle ya…
Bu arada kurabiyeler muhteşemdi… Pelin seni bir süre takip etmiycem, çok üzgünüm şimdiden…
Yine mi salata…

Yine bi kaç fütursuzca yemek yenilen günün ardından kendimi salatalara verdim. İçine ettiğiminin bünyesi zor veriyor ama almaya gelince yediğim bi jelibon bile hemen kayıtlara geçiyor. Böhüü, ama olmaz ki böyle.
Hayır salatamı yedim ama kafam o kadar bozuk ki sanki hala açım, hala aklım yemeklerde. Yemeklerde de değil aslında ya… Şu anda kuzu kuzu kasenin içinden bana bakan ve var gücüyle ye beniii, ye beniii diyen jelibonlarda.
Poffs, nalet olsun tıkır tıkır çalışmayan şu metobolizmama, yediğimi anında yakmayan, beni her gün diyet düşüncesiyle uyandıran ve akşamları vicdan azabıyla uyutan.
Evet yedim jelibonlarımı, ohh bi de güzellerdi ki.
Yatana kadar evin içinde 2 tur koşsam, merdivenlerden bi kaç kere inip çıksam yakar mıyım ki?
Ah bünye, Vah bünye!
Gece yarısı oğlu uyuduktan sonra mutfağı toplamayı unuttuğunu farkeden bünye, sıcacık yatağından kalkar ve mutfağa gider. Mutfağı ve diğer dağınıklıkları topladıktan sonra tam yatağına geri gidecekken, gözü bu muhteşem şeye takılır.
Sanırım bu kocasının ona kurduğu hain bir tuzaktır. Dün getirdiği akide şekerlerine, bugün tiramisulu minik toplar eklenmiştir.
Uzun süre bu güzellik karşısında direnmeye çalışan bünye, sonunda yenik düşer ve kaseyi yanına alarak bilgisayarının başına oturur.
Zaten internette kendini kaybeden bünye, kasenin yarısına geldiğini ve saatin 1:47 olduğunu farkedince kafasını nerelere vuracağını bilemez.
Kaldı ki rejim yapıyorum diye tüm gün neredeyse bir şey yemeyen bünyenin bunu yapması çoook çok ayıptır, yazıktır, günahtır. Böhüüüü :(

















