Tag Archives: eiffel

Louvre, Seine nehri, St Germain des Prés












































Louvre müzesini ne yazık ki gezemedik, o güzel havada içeride dolaşmak içimize sinmedi doğrusu.
Nasıl olsa oğlumuzu alıp geleceğiz bir dahaki ne ve hep beraber gezeriz dedik.
En azından görmedik demeyiz diye de bir iki fotoğraf çektik etrafında (:
Hızlıca oradan ayrılıp yolda kendimize yiyecek şahane atıştırmalıklar aldık ve yürüye yürüye yürüye gezi için teknelerin yanına vardık.
Hava bozmaya yeltendi bir ara yarı bulutlu, yarı güneşli ama şahane manzara eşliğinde nehirden Paris’i keşfettik.
Beklemesi, gezmesi, yürüyüşü derken karnımız yine acıktı ve Leon da yemeğe karar verdik.
Ama dışarıda oturmamıza rağmen kokusuna katlanamayınca kendimizi az ilerde ki Mc Donalds’ın kollarına bıraktık.
Yüzümde ki mutlu ifade yabancı ellerde rahatlıkla hamburger hüpletebiliyor ve vicdan azabı duymuyor olmamdan kaynaklı.
Bu arada fişteki detay dikkatinizi çekti mi bilmiyorum… fiş üzerinde ki şifreyle giriliyor tuvalete bizim bunu farketmemiz baya bir zaman aldı tabii, kapıyı bir hayli hırpaladık.
Karnımız doyduktan sonra eğlenceli caddelerde, tıklım tıklım cafeler arasında yürüdük bir müddet.
Soul Kitchen afişi ile gururlandık!
Sonra kader bir pubda karşımıza Amelie yi çıkarttı. Bizimkilere sorarsanız “ve tanrı kadını yarattı”
Bir nevi kuma diyelim biz o’na. “Hayali bile olsa”
Kocamın yüzünde ki “ahh erken evlenmişim, lanet olsun” ifadesi de bu sebepten sanırım.
Ve ertesi güne hazırlık, valizleri toplama telaşında, son gece hüznü ile karşılıklı bakıştığımız Eiffel…

Posted in Bizden, Gezmece | Tagged , , , , , , | 11 Comments

Paris’te ilk gün ~ Eiffel


































Öyle uzun uzun yazılar yazmayacağım, turistik bilgiler vermeyeceğim… Versem de çoğunuda yanlış veririm zaten bende ki bu balık hafızasıyla. Bizimkisi kültürel bi geziden çok bol fotolu eğlencelik bi gezi oldu. Bol, bol dolaştık, yedik, içtik, gezdik, kaybolduk. Rehberlerimiz arkadaşlarımız olduğundan canımız istedi oturduk, canımız istedi es geçtik. Yaklaşık dörtbin küsür foto var elimde sadece benim çektiğim, bi de üzerine arkadaşlarımızın çekip yükledikleri var, eyvah ki ne eyvah. Tabii elenecekler var içinde, doğru açıyı tutturana kadar deneme fotoları falan ama hepsi birbirinden güzel… Dolayısı ile az yazılı bol fotolu uzun bir Paris serisi bizleri bekliyor. Görmemişin bir Paris gezisi olmuş diyenler sizi dışarıya alalım, benim gibi fotoğraf sevenler, bakmaktan zevk alanlar, biri başka memlekete gidince merakla sadece fotoğraf bekleyenler biz sizinle keyfini çıkaralım.
İlk gün uçaktan iner inmez önce otele, hemen ardından yürüyerek Eiffel’e gittik. Şansımıza hava da bir güzeldi ki, off. Sıralar biraz can sıkıcı olsa da, bekledik tabii. Gerçi biz iyi gününe denk gelmişiz, daha da beter oluyormuş çoğu zaman. Dışarıda ki sıra neyse de, içerde asansör sıraları hakikaten feciydi. Ama değer mi, elbette değer.
Hatta Sevcan sağolsun bizim tüm itirazlarımıza rağmen yanına aldığı poğaça ve bilimum yiyecek takviyesi ile bize Eiffel’in 3.katında piknik bile yaşattı. Tüm o beklemeleri o yiyecekler çekilir kıldı diyebilirim, enerji takviyesi sonuçta.
Şu aşağıda ki pembe kurdelalı ablalardan ve kadın kılığına girmiş abilerden sokaklarda bolca gördük. Bir nevi bekarlığa veda geleneğiymiş… 2 euroya insanlarla kankan dansı yapıyordu bize rastlayan gelin adayı mesela.


Sevco çekmese hiç fotoğrafım da olmayacakmış… Çoğunda da artık bi parçam haline gelen canonumlayız.
Yalnız artık heyecandan mı dersiniz, salaklığımdan mı makinemin isosunu abartıp 3200 de unuttuğumdan ilk gün fotoları hep karıncalı, sorry.



(Bunlar da Eiffel’in içindeki dükkandan görüntüler)

Related Posts with Thumbnails
Posted in Bizden, Gezmece | Tagged , , , , , , , | 20 Comments