-

-

-
-
-
-
Browni Love
Defneyle Yaşamak
Önbakışı kapat
Loading...Kurabiyegiller
Önbakışı kapat
Loading...Hamarat Diva
Önbakışı kapat
Loading...İbeking
Önbakışı kapat
Loading...Hayatımdaki d'ler
Önbakışı kapat
Loading...Peceteden notlar
Önbakışı kapat
Loading...Bir uyuzun sevdikleri
Önbakışı kapat
Loading...Decaflatte
Önbakışı kapat
Loading...Pino'nun yeri
Önbakışı kapat
Loading...Anne Böcük
Önbakışı kapat
Loading...Pommeler
Önbakışı kapat
Loading...Lavanta bahcesi
Önbakışı kapat
Loading...



Tag Archives: film
Bi film kaç kere izlenir?







Çok kere, çok kere, çok kere.
Her gün değil! Bittikçe yine, bittikçe yine :)
It’s (not) Complicated!




Kesinlikle izlenmesi gereken harika bir film! Sonu beni biraz hüzünlendirsede çok, çok güzeldi. Hem kim demiş her film klasik bir sonla bitmeli diye? Film, Alec Baldwin, Meryl Streep (şüphesiz), John Krasinski tadından yenmez bi haldeydi evet ama o ev, hatta evler, bağ-bahçe, bakery shop’a ne demeli. İzlerken her sahnede, her aksesuara ağzı açık kalır mı bir insanın? Aksesuar derken film içinde ki herşey, kıyafetler, ev eşyaları, fırındaki ıvır zıvırlar. Bu bütünü izlemek güzel işte her karesinde özen, güzellik, bir katkı var filme. Bazı filmlerin aksine “bir güzel kadın koydum, iki sevişme sahnesi, gerisi hoppala yavrum yaz geldi” gibi değil. Filmin her sahnesi iyi olmalıymış, bir bütünmüş kimin umrunda zaten. Neyse, bu güzel filmi diğerlerine çemkirerek rezil etmemeliyim.
Eğer boş vaktiniz varsa, yemekten sonra yapın koca bir kase patlamış mısır, oturup izleyin bu filmi sefgilinizle. Harika zaman geçireceğiniz garanti! İçerisinde bol bol “bak kıymetimi bil” mesajı da var. E daha ne olsun?
Evrene not: Böyle bir ev istiyorum stop, 2 çocuk daha belki stop, herşey en az bu kadar güzel olsun ama stop.
Julie & Julia

Cumartesi akşamı arka arkaya üç film izledim, Bride Wars, Julie & Julia ve He’s Just Not That Into You.
Evet çok iddialı filmler olmayabilirler ama bana çok eğlenceli bir cumartesi günü geçirttiler. Hele Julie & Julia çook güzeldi! Meryl Streep’in kıkırdadığı her sahnede bende kıkırdadım, onun neşesi, enerjisi resmen kanıma işledi, ne harika bir oyunculuk yarabbim o (golden globe’la da taçlandı zaten). Konusu itibariyle de çok umut vericiydi, yazar olmaya niyetlendiğim şu zaman diliminde o kadar iyi, o kadar motive edici geldi ki anlatamam. Filmden sonra bende bir yazma şevki tabii, tüm yazılarımı toparladım, temize çektim, kafamda binbirtürlü hayaller. Her kafam bozulduğunda izlemeliyim bu filmi, kesin!
Günün birinde ben de bir Nora Ephron olabilir miyim acaba?
Nolur olayım yarabbim, lütfen, lütfen, lütfen…
When Harry Met Sally, Sleepless in Seattle, Michael, You’ve Got Mail (bu her daim favorim) onun kaleminden çıkmıştır ve hatta When Harry Met Sally hariç bu filmlerin yönetmeni de ta kendisidir.
Kısaca, bu film mutlaka izlenmeli. Bir blogger olarak izlemezseniz ayıp zaten ;)










