-

-

-
-
-
-
Browni Love
Defneyle Yaşamak
Önbakışı kapat
Loading...Kurabiyegiller
Önbakışı kapat
Loading...Hamarat Diva
Önbakışı kapat
Loading...İbeking
Önbakışı kapat
Loading...Hayatımdaki d'ler
Önbakışı kapat
Loading...Peceteden notlar
Önbakışı kapat
Loading...Bir uyuzun sevdikleri
Önbakışı kapat
Loading...Decaflatte
Önbakışı kapat
Loading...Pino'nun yeri
Önbakışı kapat
Loading...Anne Böcük
Önbakışı kapat
Loading...Pommeler
Önbakışı kapat
Loading...Lavanta bahcesi
Önbakışı kapat
Loading...



Tag Archives: Fotoğraf
Miskinim, bezginim, yorgunum :P
Biliyorum, biliyorum çok ihmal ettim seni bu ara…
Aslında sadece seni değil çok şeyi ihmal ediyorum.
Sıcaklar en büyük bahanem ama o değil sanki asıl derdim.
Bi miskinlik, bi bezmişlik, bi sersemlik var üzerimde hiç kabullenemediğim.
Ama şöyle bi gezindimde arşivinde eski günlerini özlemişim.
Şahane fotolarım var yüklenmeyi bekleyen, yazılacak yazılarım, anlatacak şeylerim var…
Bi başlangıç yapabilsem gerisini getireceğim.
Az kaldı kendime gelicem ama…
Yakında… çok yakında…
D&R gezmesi…

Pucca nın kitabını ne zaman bi yerde görsem, birinin elinde, bi kitapçı vitrininde içim bir hoş oluyor.
Arkadaşımmış gibi kabarıyorum, halbuki değil :)

Feribotlarda gide gele okuma aşkım canlandı.


Bir fotoğraf kitabına aşık oldum bugüne bugün.
Her karesine, her detayına…
Hergün açıp bakmalıyım, kenarda yazan küçük notları ezberleyene kadar okumalıyım.
Bu adama her defasında hayran olmalıyım, saygı duymalıyım.
Çok yaşa Ara Güler.
Bu”gün” – “hafta” – “hafta sonu”

Telefonda aldığımız siparişler doğrultusunda oyuncaklarımızı kaptığımız gibi yollara düşüyoruz artık…

Tek derdimiz oğlumuza kavuşmak…

Bırakın çiçekleri, yerden toplayıp verdiği çöpler bile pek kıymetli…

Sanki 4 senedir dipdibe olan biz değilmişiz gibi… bu ayrılık beraber geçirdiğimiz her anı daha kıymetli hale getidi.


Uzun bir aradan sonra çalışmaya karar vermek…
Hala beraber uyuduğun oğlunu başka bir şehirde olan anneanneye emanet etmek…
Etrafındaki herkesin ablası olacak yaşa gelmek…
Ve bu zaman nasıl geçti hala idrak edememek…
Çoğu şeyi ihmal etmek…
Ama düzene oturuyormuş gibi hissetmek…
Hayal kurmak ama bir yandan da var güçle çaba sarfetmek…
Şans istemek, dua etmek, umut beslemek…
İşte bu hafta ki ana konularımız………
ZıpırNot: 500d mi her an yanımda gezdiremiyorum, dolayısı ile fotoğraf çekemiyorum.
(Mini bi makina alıcam yakında ama ;)
Saat değişimine ayak uyduramayan bünyem yüzünden vakit bulup yazı da yazamıyorum.
Verdiğim bazı sözleri de tutamamış olmanın utancını yaşıyorum.
Ama yavaş yavaş düzene girecek bu tempo, en azından ben öyle umuyorum ;)
Smyrna – Cihangir















Rezil başlayan bir pazar günü, bir arkadaş buluşmasıyla ancak bu kadar güzelleşebilirdi.
Yağmura, havaya aldırmadık Cihangire uzandık. Smyrna da yemek ve uzuun bir sohbet molası verdik.
Garson ve şefimizin yemeklerimize gösterdiği özenle duygulandık.
Bize eşlik eden haşinmi haşin bir yağmurla nefis bir yemek yedik.
Azıcık ıslandık, üşüdük ama hiç ses etmedik.
Konu konuyu açtı, herkes içindekileri bi güzel boşalttı, rahatladı.
İkimiz de dertliydik bi ben, bi o anlattı.
Bu içsel rahatlamanın ödülü olarakta, bol kalorili muhteşem bir tatlıya izin çıktı.
Gerçi tatlıyı yedik ama yaktıkta sonrasında.
Tüm cihangiri gez gez dolaştık.
Minicik sokaklarda şahane manzaralarla karşılaştık.
Kısacası bereketi çok bol bi gündü.
Bol sohbet, bol yemek, bol foto, bol gezmece.
Bee happy



Bugün evde temizlik var ve biz iki kişi karınca gibiyiz yeminle.
Can’ı okula bırakıp geldikten sonra kendi işlerimi bitirip, Cahide abla ter dökerken oturup kağıt kırptım arada.
Diyorum ya içime derya baykal kaçtı gene, durduramıyorum.
Printerim hiç çalışmadığı kadar çalışıyor…
Ucu paslanmış kağıt bıçağım oldukça şaşkın…
Sağa sola bişiler yapıştırıp duruyorum…
Aklımdakilerse havada uçuşuyor…
Bu ara çok güzel şeyler olacak hissediyorum.
Mutluluk, mutluluk getirir biliyorum.
zıpırnot* Herkese çook eğlenceli bi hafta sonu diliyorum, kendime de (:











