-

-

-
-
-
-
Browni Love
Defneyle Yaşamak
Önbakışı kapat
Loading...Kurabiyegiller
Önbakışı kapat
Loading...Hamarat Diva
Önbakışı kapat
Loading...İbeking
Önbakışı kapat
Loading...Hayatımdaki d'ler
Önbakışı kapat
Loading...Peceteden notlar
Önbakışı kapat
Loading...Bir uyuzun sevdikleri
Önbakışı kapat
Loading...Decaflatte
Önbakışı kapat
Loading...Pino'nun yeri
Önbakışı kapat
Loading...Anne Böcük
Önbakışı kapat
Loading...Pommeler
Önbakışı kapat
Loading...Lavanta bahcesi
Önbakışı kapat
Loading...



Tag Archives: korukent
Harika pazar…
Ne pazardı ama?
Sabah “acaba dışarıda mı yesek yoksa evde pratik bi kahvaltı edip, hemen yollara mı düşek” kararsızlığından sonra evde hızlıca kahvaltı edip sonrasında bowling’e gitmeye karar verdik.
Oynamayalı ne uzun zaman olmuş, en az 4 sene. Çıkıyorduk belki de yeni evliydik en son gittiğimizde.
Can ufak ufak dış dünyaya açıldığından kendimize yeni uğraşlar buluyoruz havaların ısınmasıyla.
En az onun kadar keyif alıyoruz bunlardan, onunla yeniden tadına varıyoruz bu nimetlerin.
Dışarıda ailecek yemek yemenin, kalabalığın içine girmenin, korkusuz, telaşsız günlerin kıymetini anlıyoruz.
Şansımıza Bowling mekanı sakin. Az evvel bir turnuva bitmiş ama sakinliğin asıl nededi üniversite sınavına denk gelmiş olmamızmış. O kadar yaşlanmışız evet, hiç haberimiz olmadı. Haber de izlemediğimizden…
Arkada ki jetonlu oyuncakları farkedene kadar iyi giden bowling eğlencemiz sonlara doğru “bu oyun çoyk sıkıcııı” sinyalleri versede, 2 oyun bitirmeyi başardık. Son skoru görmesem de sanırım ben kazandım, bu uğurda tırnağımı bile kırdım! yani zaten ben kazanmalıydım (:



Bu şampiyonluğun ardından elbet bi ziyafet çekilmeliydi…
Ve ne zamandır gitmek istediğim ama bi türlü gidemediğim ÇİYA ya doğru yola çıkıldı.
Cenk vasıtası ile zaten tanıyordum orayı, ne yenilir, nesi güzeldir…
Bir tespit ancak bu kadar yerinde olabilirmiş, her şey o kadar lezizdi ki. Yediklerimin hepsinin tadı hala damağımda.
Öyle ki fotoğraf bile çekememişim, çekilenler hep yemek sonrası (:


Orada oturup yemek sonrası keyif çatarken dışarıda duran petshop u farkettik ve kapı önünde duran “nemo”yu.

İçeride daha içe sokulası şeyler keşfetmiş olsakda onlara bakamayacağımızı bildiğimizden şimdilik balıkla yetindik.

Özür dilerim Nemo ile…

Yeni evine hoşgeldin Nemo (:
{uyumak için yatağına giden cancan: ben uyurken ona iyi bak anne, ölmesin sakın.
sorumluluğu bu söz karşısında bin beter artmış, korkusu gözlerinden fışkıran anne: peki oğlum, bakarım /: }










