-

-

-
-



-
~Browni Love~
Kurabiyegiller
Önbakışı kapat
Loading...İbeking
Önbakışı kapat
Loading...Hayatımdaki d'ler
Önbakışı kapat
Loading...Peceteden notlar
Önbakışı kapat
Loading...Bir uyuzun sevdikleri
Önbakışı kapat
Loading...Decaflatte
Önbakışı kapat
Loading...Pino'nun yeri
Önbakışı kapat
Loading...Anne Böcük
Önbakışı kapat
Loading...Pommeler
Önbakışı kapat
Loading...Lavanta bahcesi
Önbakışı kapat
Loading...Mutlu Dükkan
Önbakışı kapat
Loading...Hayatımın Renkleri
Önbakışı kapat
Loading...
Tag Archives: Sinema
Soul Kitchen

Geçen hafta kar yüzünden Soul Kitchen biletimizi iptal etmiştik. Bu hafta sonu nihayet gidebildik, iyiki de gitmişiz. Yani iyiki pes etmemişiz, boşver dememişiz. O kadar keyif aldık ki her anından, ki benim kocam öyle kolay kolay beğenmez, hele ki belli doğruları, beğenileri dışında bişi izlemez, okumaz, sevmez.
Hani klasik bi stüdyo filmine gittiğinizde herşeyin bi zamanı vardır, oyuncular, mekanlar, olanlar bellidir ya, bu filmde o standardların dışında bişi izliyorsunuz. Çok hoş karakterlerle gözüne gözüne sokmadan tatlandırılmış, gülüyorsunuz, kırılıyorsunuz, umut ediyorsunuz. Anlatılası çok şey var filme dair, çok güzeldi çünkü ama müzikler, ahhh o müzikler şahaneydi.
Filmi izleyin ama oldu da izleyemediniz, mutlaka bi soundtrack edinin.
İzlemeyi düşünenler varsa da acele etsinler, sanırım artık salonlardan kalkmak üzere.
Sherlock Holmes

Film hakkında çok şey duymuştum gitmeden, böyle olunca çok beklentiyle gidiyorum, söylenen sahneleri bekliyor, filmin tamamına konsantre olamıyorum çoğu zaman. Hele “aaa süper film” denip vasat bir film izlediysem iki katı bozuluyor moralim.
Ama bu film, hakkında söylenen tüm iyi şeyleri haketmiş, hatta az bile söylenmiş. Son zamanlarda izlediğim, “ahh bitmese be” dediğim nadir filmlerdendi. Oyuncular, renkler, sahneler. Hem komik, hem aksiyon dolu, hem şaşkına çeviriyor böyle aniden. Hele boks ve patlama sahnesi. Haksızlık etmeyeyim daha çok sahnesi vardı takdire şayan. Her karesinde zeka pırıltıları vardı resmen. Çok iyi kurgulanmış, en ufak bir detay atlanmamış, çok kafa karıştırıcı olmasına rağmen hikaye çok rahat izleniyor. Bir tek şu sudan çıkınca nasıl kuruyor üstleri başları hemen onu anlayabilmiş değilim. Sadece bu filmde değil çoğu filmde böyle oluyor. Ya vakit aralığı olsun ya da suya girmesin dedirtiyor ama oluyor işte.
Bir de o kırmızı kolyeyi çözemedim hala, ikinci seyredişimde onu da anlarım diye umuyorum. Ve evet, kesinlikle bir kaç kez izlenmeli. Daha kaçırdığım kaç detay var kimbilir?
Bir de sonlara doğru keşke seri olsa diye geçirmiştim içimden, keşke kendim için daha faydalı birşey isteseymişim.
Özetle Guy Ritchie harika bir iş çıkartmış. Jude Law da iyidir elbette ama benim gözüm Robert Downey Jr. dan başkasını görmediği için bişi diyemiycem. Müsadenizle patlak gözlerine kurban demek istiyorum kendisine, en içteninden.
Gitmezseniz çok şey kaçırısınız benden söylemesi!
Fotoğraflar – Imdb
It’s Complicated
Jane(Meryl Streep) ve Jake(Alec Baldwin) 3 yetişkin çocuğa sahip, boşanmış fakat dost kalabilmiş bir çifttir.
Jake boşandıktan sonra kendinden genç ve çok güzel bir kadınla yeniden evlenir.
Fakat Jane ve Jake oğullarının mezuniyet töreni için bir araya geldiklerinde işler değişir ve gizli bir birliktelik yaşamaya başlarlar.
Bu arada Jane in sahip olduğu restorantın dekorasyonunu yapan Adam(Steve Martin), Jane’e aşık olmuş ve kendini bir aşk üçgeninin içinde bulmuştur.
Bu film sabırsızlıkla beklenmez mi??? Bayıldım Fragmanına!
Vizyon tarihi: 5 Mart 2010
It’s Complicated











